Üye Ol / Giriş yap


Gezi

METEORA... GÖKTE ASILI DURAN MANASTIRLAR...

S . HALUK UYGUR 20.02.2019

Sabah erkenden gözlerinizi açarsınız... Sislerin arasında bir manastır görürsünüz. Gördüğünüz görkemli bina sizde gökte asılı kalmış hissini uyandıracaktır... Yani “meteora”...

Meteora ismine aşina olmalısınız... Meteora; astronomi de göktaşı demek... Ama Yunancada “Gökte asılı duran” anlamına geliyor.

Gök en eski dönemlerden beri insanoğlunun dikkatini çekmiş zaten. İnsan daima kafasını yukarı kaldırmış ve izlemiş. Yıldızlara, aya ve güneşe bakıp anlamaya çalışmış. Lakin aradan binlerce hatta milyonlarca yıl geçmesine rağmen her şeyi anlayamamış.  Anladıkları olduysa da anlayamadıkları onları tanrıyı düşündürmeye yöneltmiş. Duruma tersinden bakarsak tanrıyı gökte arar olmuşlar.

 Bu yüzden (inanmıyor olsanız bile) Kastraki köyünde kaldığınız küçük evin penceresini süsleyen manastır size tanrıyı düşündürecek ve gözleriniz düşüncenizin yolunu izleyerek yeni manastırlar arayacak.

Eğer bu işi sıkı tutar, dünyada benzeri bulunmayan kayalıkları didik didik ararsanız kimisi bir koyuğun dibine saklanmış halde, kimisi ise göğe dev bir Dor sütunu gibi uzanan kayaların üzerinde yirmiden fazla manastır bulursunuz. Bu manastırların altısı ise çok görkemli ve ziyarete uygun haldeler. Zaten UNESCO onları korunması gereken dünya mirasları içerisine almış bile...

Bu altı manastırı sizlere kısaca anlatacağım ama öncelikle “dünyada benzeri olmayan” diye tarif ettiğim şu kayalıklardan bahsedeyim.

Yunan yarımadasının tam ortasında, doğu kenarında meşhur Olimpus Dağları’nın, alt ucunda Apollon’un kehanetlerini yaptığı Delphi’nin olduğu, batıda Yanya’ya kadar uzanan mitolojik Theselya Ovası uzanır. Mitolojik öykülerde rastladığımız sağlık tanrısı Auesculap’ın (Eskülap) memleketi Theselia... Bu ovanın orta yerinde ise denizden 200 metre yükseklikte Meteora bulunur.

Meteora “gökte asılı duran” demek... Yunanca...

Gökte asılı, çünkü Meteora göğe doğru yükselen, her biri ovadan 300-400 metre, denizden 600-700 metre yükseklikte ince uzun kayalıklarla süslü bir bölge.  Bu kayalıklara çıkabilmek için bayağı dağcı olmak veya dağcı birilerinin yapmış olduğu bir düzeneği kullanmak gerek.

Ben anlatanların yalancısıyım... Milyonlarca yıl önce (ki atmış milyon diyen var) burada bir iç göl varmış, bir deprem sonucu iç göl denize boşalmaya başlamış ve su yumuşak toprağı alıp götürünce geriye her biri karadan çıkmış bir sütun gibi görünen bu kayalıklar oluşmuş.

Atmış milyon yıl dedim ama benim öyküm aslında 3. veya 4. yüzyılda, yaklaşık ikibin yıl önce başlıyor;

O yıllarda Yunanistan resmen pagan... Devlet, Roma’nın kendisinden devraldığı antik tanrılara inanmalarını istiyor. Ancak yaklaşık 300 yıldır, doğudan yükselen Hristiyanlık Yunanistan’ı da etkisi altına almış. Aristokratların dışındaki ezilen sıradan halk, gizliden gizliye yeni inanışa göre tapınıyorlar. Gelgelelim idareciler Hristiyanlara eziyet edip, serbest ibadet etmelerine imkan tanımıyor.  Bunun üzerine inanan Hristiyanlar gözden uzak yerlerde, daha çok mağaralarda gizlice ibadet edip, küçük kiliseler kuruyorlar.

Theselyalı Hristiyanlar da ulaşılması çok güç olan kayalıklara küçük ibadet yerleri yaparak tapınmalarını sürdürüyorlar. Böylece ancak yetenekli dağcıların çıkabileceği yükseklikte olan bu sivri kayalıklarda kendilerini tanrılarına daha yakın hissedip ruhsal doygunluklarını da tatmin ediyorlar. Bu tatmin onlarda gökte uçuyormuş hissini de uyandırmış olmalı ki; bölgeye Meteora ismini veriyorlar.  

Tam 700 yıl naif inananlar burada ibadete devam ediyor. 11. Yüzyılda ise Atanasios isimli keşiş bölgeye gelip denizden 613 metre, Kastraki’den 413 metre yükseklikteki kayaya büyük manastırı kuruyor. Ardından 14. Yüzyıla kadar bölgede 5 manastır daha inşa ediliyor.

Böylece naif Hristiyanların saf biçimde ibadet ettiği yerler olmaktan çıkıp, Ortodoks kilisesinin din adamı yetiştirdikleri önemli bir dini merkez haline geliyorlar.

Günümüzde ise; yüksek kayalıkların üzerine kurulmuş bu manastırlar bir turizm alanı. Bir yıl içinde binlerce turist gökte uçtuğu hissini veren bu manastırları ziyaret için Kastraki ve yanındaki Kalabaka köylerine akın ediyorlar.

 

 

Sizlerin de bir gün yolu Meteora’ya düşerse eğer, görmeniz gereken manastırlar şunlar;

Great Meteora Manastırı; 11. yüzyılda ilk kurulan manastır ve içlerinde en büyük olanı. İlk zamanlarda ilkel ip- ahşap merdivenlerle çıkılabilen manastıra şimdi 115 basamaklı bir merdiven ile ulaşabiliyorsunuz. Duvarlarında ortaçağ anlayışıyla yapılmış görkemli freskleri görebileceğiniz manastırda bir de Türklere karşı vermiş oldukları bağımsızlık savaşını kendi açılarından betimleyen eserlerin olduğu sanat galerisi bulunuyor. Çünkü bu manastır Osmanlılara karşı yürütülen savaşın ana merkezlerinden biri olmuş zamanında.

Varlaam Manastırı ise; ikinci büyük manastır. Kastraki’den 373 metre yükseklikte olan bu manastırda da çeşitli freskler görülebilir. Ayrıca dev fıçıların bulunduğu şarap mahzeni muhakkak görülmesi gerekir.

 

Rousanou Manastırı; görsel güzelliği yanında çok değerli freskleri ile de dikkati çekiyor. Bu manastır kadın inananların yetiştirildiği bir yer.

Kutsal Üçleme veya Holy Trinity Manastırı; 140 basamaklı bir merdivenle çıkılabilen görkemli bir kayanın üzerine kurulmuş. Manastır 1689-1692 yılları arasında inşa edilmiş. İçindeki kilisede bulunan freskler görülmeye değer.

 

Kastraki’deki pansiyonunuzun penceresinden gördüğünüz manastır ise Aya Nikolas Anapaftas Manasıtırı olmalı. Çünkü Kastraki’den başlayacağınız gezinizde ilk karşınıza çıkacak manastır odur. 15. yüzyılda yapılan manastırın duvarları görkemli fresklerle süslüdür.

 

Bu manastırların dışında ise St. Stephen Manastırı da rahibelerin yetiştiği bir manastır olarak dikkati çeker.

Meteora’ya nasıl gidersiniz? Selanik’ten arabayla 3-4 saat yolculukla ulaşabileceğiniz bölgeye, Atina’dan tren seferleri bulunmaktadır.

 

 

 

 

 

745
S . HALUK UYGUR
Diğer yazıları
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA 05.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 1166 kez okundu.
BİR STOCKHOLM ÖYKÜSÜ; SAVAŞÇI GÜSTAV İLE BARIŞÇI GÜSTAV 24.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 878 kez okundu.
İKİ TOROS ÖYKÜSÜ ; CAVUR SÜLEKLER İLE GÖĞCİVCİK 13.12.2018 tarihinde yayınlandı ve 2540 kez okundu.
DÜNYANIN İLK ORGAN NAKLİ ADANA'DA YAPILDI... 2500 YIL ÖNCE.... 11.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 1385 kez okundu.
GÖBEKLİTEPE’NİN PİCASSOLARI 23.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 1043 kez okundu.
DÜNYANIN EN ESKİ YERLEŞİM YERİ 13.04.2019 tarihinde yayınlandı ve 2859 kez okundu.
KARATEPE VE DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİREN KADIN, HALET ÇAMBEL 13.06.2019 tarihinde yayınlandı ve 918 kez okundu.
HEYKELLERLE SÜSLÜ İSLAMİ ESER; DİVRİĞİ ULUCAMİ VE DAR-ÜL ŞİFASI 26.08.2019 tarihinde yayınlandı ve 520 kez okundu.
ADANA ZIRAAT MEKTEBI’NDEN, ANKARA ATATÜRK ORMAN ÇIFTLIĞINE ATATÜRKLÜ BIR YAŞAM; YANOŞ GYORGY’NİN ÖYKÜSÜ -I 03.10.2019 tarihinde yayınlandı ve 579 kez okundu.