Üye Ol / Giriş yap


Gezi

ATEŞ ÜLKESİ'NE YOLCULUK; ATEŞGÂH

S . HALUK UYGUR 16.02.2021

Ateşgâh’ı anlatmak istiyorum bu kez sizlere.

Buı nedenle Ateş Ülkesi’ne yolculuk ediyorum.

Birdenbire pilot, “Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz” diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil hiçbir yolcuda panik yok.

Çünkü artık Türkiye’de, Azerbaycan Türkçesiyle, Türkiye Türkçesi arasında, bazen birbirine komik gelecek farklılıklar olduğunu bilmeyen yok.

Örneğin bir Azerbaycanlı, bir kızı yakını olan bir oğluna istemek için, oğlanı biraz övmek isterse, “İşi iyi, kârhanesi var, pezevenk insandır” diyebilir.

Durun hemen itiraz etmeyin!

Azericede “kârhane” ticarethane, “pezevenk”de babayiğit anlamına geldiğine göre, hiç de kötü bir şey söylemiş olmaz.

Ama Türkiye’de yiğit, deniz askeri anlamına gelen “levent” kelimesi ise orada kadınları veya kadınsı erkekleri tarif eden bir şey. Yani oğlanı kız evine öven kişi hiçbir zaman “levent gibi oğlan” demez.

Uzun sözün kısası “uçağın düşmesi”nin de uçağın havaalanına inmesi anlamına geldiğini artık aramızda bilmeyen yok.

“Azeri” kelimesi de “ateş” anlamına geliyor.

Azerbaycan ise “Ateş Ülkesi” veya onların deyimiyle “od’lar yurdu” demek oluyor.

İşte biz Azerbaycan’a, Bakü’nün hemen yanında Surakhan Köyü’ndeki Ateşgâh’ı veya başka bir deyimle Ateşgede’yi görmeye gidiyoruz. Belki de böylece Azerbaycan’ın niçin Ateş Ülkesi olduğunu anlayacağız.

25 Asırdır Yanan Ateş…


 

Bu öykünün M.Ö. 4. yy’dan, günümüze kadar gelen bir zaman, İsveç’ten Hindistan’a kadar uzanan bir coğrafi yelpazesi var.

Denilen o ki; M.Ö. 4 yy’da Hazar Denizi’nin kenarındaki bu yerde, düşen bir yıldırım sebebiyle toprak yanmaya başlar.

Ve yanış o yanış. O günden beri bu ateş sönmeden günümüze kadar sürer gelir.

Ateşin kutsal sayıldığı o günlerde, toprağın hiç sönmeden yanmasının, insanlar üzerindeki mistik etkisini düşünün bir kere… Bölgeye hâkim Zerdüşt dinine inananlar bu mucizeye dayanarak savlarını nasıl da güçlendirmişlerdir.

Tabi ki hemen bu ateşin etrafına tapınacak bir şeyler yapmaları gerekiyordu. Dört sütun dikip, üstünü de örttüler ateşin.

Dört; Zerdüştlerin kutsal sayısı.

Çünkü Ateş, hava, su ve toprağı temsil ediyor. (Havadan düşen bir yıldırımla yanan toprak da nasıl desteklemiş onların savlarını değil mi?)

Kendiliğinden yanan toprak mucizesi, ünlendikçe buraya uğrayan insanlar da çoğalmış böylece.

Bir de bölge İpek Yolu’nun üstünde olunca, ortadaki tapınma yerinin etrafına müritlerin ve ziyaretçilerin kalacağı odalar yapılmış.

Dışarıdan bakınca kale görüntüsünde olan bu yapı, içeriden Ateşgâh’a açılan alçak düzeydeki kapıları ve oda da bulunan yatakta yatarken yanan toprağın görülmesini sağlayan pencereleri bulunan odalar biçiminde inşa edilmiş.

Kapıların alçak olması girip çıkarken eğilerek saygı sunulmasını, yanan toprağı gören pencere ise içeride sönmemiş kireç üzerinde yatarak veya kendini zincire bağlayarak çile çeken müritlerin yattıkları yerden yanan toprağı görmelerini sağlamak üzere yapılmış.

Tapınağa daha sonra gelen dervişin, daha önceden beri çile çeken diğerlerine hizmet ettiği o günlerden bugüne kadar, (azalan inananlarına rağmen) ziyaretçiler de eksik olmamış.

Hatta Azeriler İslam’ı kabul edince Zerdüştleri dışlamışlar. Son kalan Zerdüştler de Hindistan’a göçmüşler. Ama yine de özel günlerinde ibadet için Ateşgâh’a gelmişler.

Üstelik 19 yy’ın ortasında yanan toprağın kerameti anlaşmasına rağmen bu ziyaretler devam etmiş.

Yanan Toprağın Kerameti

Öykünün burasında ünlü Nobel Ödülü’nün isim babası Alfred Nobel ve ailesi bize katılıyor.

İsveçli olmasına rağmen bu aile 1850 yılında, binlerce kilometre uzaktan Hazar Denizi kenarında bulunan “Neft” zenginliğini fark ederek harekete geçmişler.

Neft dediğim Azeri dilinde kullanılan bir kelime. Yoksa bu bizim petrolün ta kendisi.

Yıl 1850 olmasına rağmen Ateş Ülkesi’nin bu zenginliğini fark eden uyanık Nobel ailesi, kendilerine yerel petrol şirketi süsü vererek bu zenginliği ilk defa kendilerinin icat ettiği boru hattı yöntemi ve Zerdüşt adını verdikleri tanker ile kendilerine doğru akıtmışlar.

Neyse bizim konumuz Nobeller değil, yanan toprağın kerameti.

Böylece anlaşılmış ki yanan toprak değil, ona bulaşmış zengin petrol ve doğal gaz yatakları.

Şimdi siz de artık keramet meramet kalmamıştır ve kimse de Ateşgâh’a tapınmak için gelmiyor diye düşünebilirsiniz.

Nobellerle başlayan Azeri petrolü yağması Rusya’nın vahşice petrol çıkarmasıyla Ateşgâh’ın bulunduğu yerdeki doğalgazı bitirmesine ve artık boruyla başka yerden doğal gaz getirilip ateşin sönmemesini sağlamamasına rağmen, Hindistan’dan otobüslerle gelip tapınağı ziyaret ediyorlar.

Gerçi artık odalarda çile çeken dervişler yerine, onların maketten betimlemeleri var ama, ben oradayken Hindistan’dan gelen otobüslerden inen Zerdüştlerin gözlerinden inançları okunabiliyordu.

Ateş Ülkesi’nin Ateşgâh’ı böyle bir yer işte…

690
Yorum yap
S . HALUK UYGUR
Diğer yazıları
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA 05.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 3647 kez okundu.
BİR STOCKHOLM ÖYKÜSÜ; SAVAŞÇI GÜSTAV İLE BARIŞÇI GÜSTAV 24.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 2157 kez okundu.
İKİ TOROS ÖYKÜSÜ ; CAVUR SÜLEKLER İLE GÖĞCİVCİK 13.12.2018 tarihinde yayınlandı ve 4731 kez okundu.
DÜNYANIN İLK ORGAN NAKLİ ADANA'DA YAPILDI... 2500 YIL ÖNCE.... 11.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 4225 kez okundu.
GÖBEKLİTEPE’NİN PİCASSOLARI 23.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 2700 kez okundu.
METEORA... GÖKTE ASILI DURAN MANASTIRLAR... 20.02.2019 tarihinde yayınlandı ve 2151 kez okundu.
DÜNYANIN EN ESKİ YERLEŞİM YERİ 13.04.2019 tarihinde yayınlandı ve 13952 kez okundu.
KARATEPE VE DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİREN KADIN, HALET ÇAMBEL 13.06.2019 tarihinde yayınlandı ve 3507 kez okundu.
HEYKELLERLE SÜSLÜ İSLAMİ ESER; DİVRİĞİ ULUCAMİ VE DAR-ÜL ŞİFASI 26.08.2019 tarihinde yayınlandı ve 2351 kez okundu.
ADANA ZIRAAT MEKTEBI’NDEN, ANKARA ATATÜRK ORMAN ÇIFTLIĞINE ATATÜRKLÜ BIR YAŞAM; YANOŞ GYORGY’NİN ÖYKÜSÜ -I 03.10.2019 tarihinde yayınlandı ve 2590 kez okundu.
TUZ GÖLÜ NİYE KIRMIZIYA BOYANDI? BUNUN FLAMENKO DANSI İLE İLGİSİ NEDİR? FLAMİNGOLARIN KANATLARI NİYE KIRMIZI? 22.01.2020 tarihinde yayınlandı ve 3034 kez okundu.
DÜNYA’NIN EN USTA HEYKELTRAŞININ YARATTIĞI VADİ; KUŞÇA 03.06.2020 tarihinde yayınlandı ve 2497 kez okundu.
TUZ GÖLÜ ÜZERİNDE YÜRÜMEK 15.01.2021 tarihinde yayınlandı ve 1718 kez okundu.


S . HALUK UYGUR
Diğer yazıları
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA 05.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 3647 kez okundu.
BİR STOCKHOLM ÖYKÜSÜ; SAVAŞÇI GÜSTAV İLE BARIŞÇI GÜSTAV 24.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 2157 kez okundu.
İKİ TOROS ÖYKÜSÜ ; CAVUR SÜLEKLER İLE GÖĞCİVCİK 13.12.2018 tarihinde yayınlandı ve 4731 kez okundu.
DÜNYANIN İLK ORGAN NAKLİ ADANA'DA YAPILDI... 2500 YIL ÖNCE.... 11.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 4225 kez okundu.
GÖBEKLİTEPE’NİN PİCASSOLARI 23.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 2700 kez okundu.
METEORA... GÖKTE ASILI DURAN MANASTIRLAR... 20.02.2019 tarihinde yayınlandı ve 2151 kez okundu.
DÜNYANIN EN ESKİ YERLEŞİM YERİ 13.04.2019 tarihinde yayınlandı ve 13952 kez okundu.
KARATEPE VE DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİREN KADIN, HALET ÇAMBEL 13.06.2019 tarihinde yayınlandı ve 3507 kez okundu.
HEYKELLERLE SÜSLÜ İSLAMİ ESER; DİVRİĞİ ULUCAMİ VE DAR-ÜL ŞİFASI 26.08.2019 tarihinde yayınlandı ve 2351 kez okundu.
ADANA ZIRAAT MEKTEBI’NDEN, ANKARA ATATÜRK ORMAN ÇIFTLIĞINE ATATÜRKLÜ BIR YAŞAM; YANOŞ GYORGY’NİN ÖYKÜSÜ -I 03.10.2019 tarihinde yayınlandı ve 2590 kez okundu.
TUZ GÖLÜ NİYE KIRMIZIYA BOYANDI? BUNUN FLAMENKO DANSI İLE İLGİSİ NEDİR? FLAMİNGOLARIN KANATLARI NİYE KIRMIZI? 22.01.2020 tarihinde yayınlandı ve 3034 kez okundu.
DÜNYA’NIN EN USTA HEYKELTRAŞININ YARATTIĞI VADİ; KUŞÇA 03.06.2020 tarihinde yayınlandı ve 2497 kez okundu.
TUZ GÖLÜ ÜZERİNDE YÜRÜMEK 15.01.2021 tarihinde yayınlandı ve 1718 kez okundu.