Üye Ol / Giriş yap


Tarih

ÇUKUROVA’DA BİR BİTKİ TACİRİ: ÇIÇEKÇI ALMAN WALTER SIEHE, 1859-1928…

AHMET KARATAŞ 09.06.2021

Mersin-Tarsus-Adana Demiryolu’nun açılmasıyla birlikte Mersin; sadece Çukurova’nın değil; Adana, Konya, Niğde ve Kayseri’nin de iskelesi haline gelmişti. Artık, küçük bir balıkçı köyü olmaktan çıkmış, hızla gelişen bir liman kenti olmuştu. Tarsus Sancağına bağlı Gökçeli Köyü’nün, bu kadar süre içinde büyüyüp gelişmesi ve yıldızının parlaması, bölge ekonomisi ve sosyal yaşamı için hayati bir geleceği işaret etmekteydi. Önceki sakinleri kimi kayıkçı ve hamallardan oluşmuş olsa bile; Osmanlı tebaası Rumlar ile Arap Ortodokslar derken, Suriye ve Lübnan’dan gelenler sayesinde, adeta bir yabancılar şehri olmuştu. Tarsus’un denizle bağının kopması ve ticaretin deniz yoluyla öne çıkmasıyla, Tarsus’ta faaliyet gösteren konsoloslar, topyekûn Mersin’e akın etmişlerdi. Tarsus her ne kadar Çukurova’nın erken gelişiminde önemli bir rol oynamış olsa da, artık ipler Mersin’in elindeydi. Mersin, hem payitahtın hem de yabancı sermayenin ilgisini fazlasıyla üzerine çekmişti.

Kapadokya, Sakız Adası, Kıbrıs, Midilli, Girit, Santorini, Pire ve Paxo’dan gelenlerle birlikte çok dilli bir özerk şehre doğru ilerliyordu. Türkçe, Arapça, Ermenice, Yunanca, Fransızca, Almanca, İngilizce, Kürtçe ve İspanyolca olmak üzere yaklaşık on beş dil konuşuluyordu. Mersin;  dünyada hüküm süren pamuk kıtlığının ayağına getirdiği şansla birlikte, yeni Pazar arayışlarında öncü şehir konumuna gelmişti.  Pamuğun ve tarımın endüstriyel dönüşümü sayesinde bir ithalat ve ihracat merkezi olmayı hak etmişti. Vesselam Mersin, Doğu Akdeniz’de bir liman kenti olmanın ve böylece önemli bir ticari ağın uç noktasına ulaşmanın gururunu yaşamaktadır.

20 Ocak 1895; günlerden Pazar. Walter Siehe, Mersin’e demir atmakta olan Defne adlı buharlı geminin güvertesindedir. Tarsus’ta Valilik yapan Çiçero’nun,  “Arzuyla istenen tüm bu şeyler; Atıldı, sürüklendi ve terk edildi” dizelerini hatırlar. Belli belirsiz bir ses tonuyla, kendi kendine, “Ne terk etmesi, buradayım işte” diyerek; arkasından “Asya’nın görkemi şehirlere yayıldı” diyen Ovidius’u anımsar. Onun için Küçük Asya, keşiflere açılabilecek en geniş alandır.

Walter Siehe, Berlin ve Jena Üniversitesi’nden aldığı mühendislik eğitiminin kendisine mesleki bir alan yaratmak yerine muazzam bir iş disiplini verdiğinin bilincine varır. Bu nedenle, Osmanlı topraklarında yapacağı botanik gezilerinin, bir plan dâhilinde olması gerektiğini iyice anlar. Alman Botanik Enstitüsü’nden edindiği bahçıvanlık diploması onun asıl işi olacaktır.

Başlangıçta Bağdat demiryolu yapımında mühendis olarak çalışan Walter Siehe, 1895 yılında Mersin’e, arkasından da Adana’ya gelir. Yaklaşık iki yıl boyunca Mersin, Tarsus, Adana ve çevresinde, özellikle de Bolkar ile Gülek’te bitki araştırmaları yaparak, 1897’de Fındıkpınarı’na yerleşir. Bu süre içinde topladığı bitki örneklerini Berlin Herbaryumu’na verir. Fındıkpınarı’nda 35 dönüm bahçe kurarak biri Alman diğeri de Rus olan iki bahçıvanı kendisine yardımcı olarak yanına alır. Bayan Elizabeth’le 1903’de evlenen Walter Siehe’nin Karl Günter ve İrmgard adlı bir kız ve erkek çocuğu olur. Bekçi Esat ve oğullarının hizmetlerini alan Walter Siehe, köylülere çiçek soğanı toplattığı gibi, çiftliğinde koyun sürüsü ve atlar yetiştirmeye başlar. Kütüphanesi yanında bitki koleksiyonu olan Walter Siehe’nin aynı zamanda fotoğraf arşivi de vardır.

Walter Siehe; Adana, Mersin, Konya, Niğde, Sivas, Hatay ve Kayseri illerini kapsayan; Bereketli, Demirkazık, Gözne, Namrun, Karanfil dağı, Fındıklı, Meydan, Sususzdağı, Köpekdağı, Aslanköy, Bozlar, Ahırlı, Kızıldağ, Bürücek, Tekir, Elmalı Boğazı, Misis, Tarsus, Anasha, Ovacık, Çiftehan, Madız Köyü, Efrenk Çayı, Karagöl, Faraşa, Fındıkpınarı, Alihocalı Köyü, Madenli Köyü, Keloluk, Silifke, Bulgar Dağı, Dümbelek, Kızıltepe, Karahedirler, Ereğli, Akdağ, Amanoslar, Cebel-i Bereket, Aladağ, Yarpuz, Ulukışla, Kapıdağı, Emirler, Kızılırmak, Çakırdere, Karakuyu, Pozantı, Durnaz ve Gülnarda bitki araştırmaları ve toplama çalışmaları yapar.

Walter Siehe, 6 Nisan 1920’de suç işleyen Almanlarla birlikte bulunduğu için 19 ay Mersin Hapishanesi’nde mahkum olarak yatar. Bu süre içinde Fındıkpınarı’ndaki evi kızgın ve bilinçsiz eşkıyalar tarafından talan edilir. Yaklaşık 25 yıl boyunca edinilen tüm birikimleri yok olur. Kitaplığı, dört bin fotoğrafın olduğu koleksiyonu ve bitki herbaryumu yakılıp yok edilir. Hapisten çıktıktan sonra 1920’de Almanya’ya döner. Çok kısa sayılabilecek bir süre içinde Fındıkpınarı’na geri dönerek çalışmalarına devam eder. Sıtma hastalığına tutulan Walter Siehe, 1928’de Adana’daki Amerikan Hastanesi’nde yaşamını yitirir.

Vasiyeti gereği Fındıkpınarı’nda bulunan çiftliğinin bahçesine gömülür. 1968’de alınan bir karar gereği bahçesi üzerine Endüstri Meslek Lisesi yapılır. Çok sayıda soğanlı bitkileri ve rengârenk çiçekleri canlı olarak yetiştirdiği için kendisine “Çiçekçi Alman” lakabı takılır. “Çiçekçi Elması” ve “Çiçekçi Eriği”  yakıştırması köylüler arasında hala anılmaktadır.

Ülkesinin çıkarları uğruna geldiği Osmanlı Topraklarında, çeyrek asırlık bir hayat süren Walter Siehe, dünyanın tanınmış herbaryumlarına bitki sağlayıcılığı yapması yanında, ticari bir uğraş edinmiş olmasıyla da, Avrupalı botanikçilerin sevgi ve saygısını kazanmış önemli bir bilim adamıdır aynı zamanda.

Adana, Mersin, Konya, Niğde, Kayseri ve Hatay’da uzun yıllar bitki örnekleri toplayan Walter Siehe, Flora of Turkey adlı kitabın oluşmasına büyük katkı vermiştir. Avrupalı nebatatçılara gönderdikleriyle birlikte yaklaşık 8500 adet bitkiyi Dünya Literatürüne tanıtan Walter Siehe, eşine az rastlanır bir kişilik olarak tarihe not düşmeyi başardı.

Osmanlı toprakları içinde yaşadığı süre boyunca; Çanakkale Savaşı’ndan İttihat ve Terakki İktidarına, Birinci Dünya Harbi’nden Milli Mücadele’ye birçok olaylara tanık olan Walter Siehe,  Almanya’da Ermeni konusunda Türkiye tezlerini savunan ve makaleler yazan birisi olarak da dikkat çekti. Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne öykünen tarihsel süreci tüm ayrıntılarıyla yaşadı. Kimi zaman gülerek, kimi zaman da ağlayarak. Tıpkı Genç Cumhuriyetimiz gibi…

245
Yorum yap
AHMET KARATAŞ
Diğer yazıları
ÇUKUROVA'DA EVVEL ZAMAN SEYYAHLARI 26.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 3236 kez okundu.
2400 YIL ÖNCE TARSUS VE ÇEVRESİ 21.11.2018 tarihinde yayınlandı ve 4358 kez okundu.
ANTİK ÇAĞ YAZARI STRABON’UN İZİNDE ÇUKUROVA’DA SEYAHAT 11.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 3155 kez okundu.
ADANA’NIN MİLLİ MÜCADELE DESTANI’NA TANIKLIK EDEN ÜÇ KARDEŞ: 28.02.2019 tarihinde yayınlandı ve 3593 kez okundu.
2. ABDÜLHAMİD FOTOĞRAF KOLEKSİYONU’NDA ADANA 12.01.2020 tarihinde yayınlandı ve 1790 kez okundu.
SEYHAN NEHRI’NIN GIZEMLI GERDANLIĞI: TAŞKÖPRÜ 11.02.2020 tarihinde yayınlandı ve 2212 kez okundu.
KİLİKYA’YA YOLCULUK YA DA VİCTOR LANGLOİS 26.08.2020 tarihinde yayınlandı ve 987 kez okundu.
ADANA’DA BİR OSMANLI VALİSİ: ZİYA PAŞA YA DA ADANALININ TİYATROYLA İMTİHANI… 01.10.2020 tarihinde yayınlandı ve 943 kez okundu.
MISIRLI İBRAHİM PAŞA’NIN MENEMENCİOĞULLARI İLE İMTİHANI : GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ… 06.10.2020 tarihinde yayınlandı ve 575 kez okundu.
ALİ MÜNİF YEĞENAĞA, 1874-1951: İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ’NİN NİZAMNAMESİNİ YAZAN ADANALI… 09.11.2020 tarihinde yayınlandı ve 836 kez okundu.
SAL-İ CEDİDİNİZ (YENİ YILINIZ) KUTLU OLSUN… 22.12.2020 tarihinde yayınlandı ve 379 kez okundu.
GEZGİN, EDWİN JOHN DAVİS’İN ŞAHMERAN’I… 29.12.2020 tarihinde yayınlandı ve 508 kez okundu.
ÇOBAN DEDE: HÜZÜNLÜ BİR AŞK HİKAYESİ… 21.01.2021 tarihinde yayınlandı ve 2027 kez okundu.
AHMET NADİR İŞİSAĞ (1948-2020): ÇUKUROVA’NIN ROMANTIK YAKIŞIKLISI… 27.01.2021 tarihinde yayınlandı ve 1522 kez okundu.
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E ADANA KABADAYILARI (1) 21.05.2021 tarihinde yayınlandı ve 445 kez okundu.


AHMET KARATAŞ
Diğer yazıları
ÇUKUROVA'DA EVVEL ZAMAN SEYYAHLARI 26.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 3236 kez okundu.
2400 YIL ÖNCE TARSUS VE ÇEVRESİ 21.11.2018 tarihinde yayınlandı ve 4358 kez okundu.
ANTİK ÇAĞ YAZARI STRABON’UN İZİNDE ÇUKUROVA’DA SEYAHAT 11.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 3155 kez okundu.
ADANA’NIN MİLLİ MÜCADELE DESTANI’NA TANIKLIK EDEN ÜÇ KARDEŞ: 28.02.2019 tarihinde yayınlandı ve 3593 kez okundu.
2. ABDÜLHAMİD FOTOĞRAF KOLEKSİYONU’NDA ADANA 12.01.2020 tarihinde yayınlandı ve 1790 kez okundu.
SEYHAN NEHRI’NIN GIZEMLI GERDANLIĞI: TAŞKÖPRÜ 11.02.2020 tarihinde yayınlandı ve 2212 kez okundu.
KİLİKYA’YA YOLCULUK YA DA VİCTOR LANGLOİS 26.08.2020 tarihinde yayınlandı ve 987 kez okundu.
ADANA’DA BİR OSMANLI VALİSİ: ZİYA PAŞA YA DA ADANALININ TİYATROYLA İMTİHANI… 01.10.2020 tarihinde yayınlandı ve 943 kez okundu.
MISIRLI İBRAHİM PAŞA’NIN MENEMENCİOĞULLARI İLE İMTİHANI : GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ… 06.10.2020 tarihinde yayınlandı ve 575 kez okundu.
ALİ MÜNİF YEĞENAĞA, 1874-1951: İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ’NİN NİZAMNAMESİNİ YAZAN ADANALI… 09.11.2020 tarihinde yayınlandı ve 836 kez okundu.
SAL-İ CEDİDİNİZ (YENİ YILINIZ) KUTLU OLSUN… 22.12.2020 tarihinde yayınlandı ve 379 kez okundu.
GEZGİN, EDWİN JOHN DAVİS’İN ŞAHMERAN’I… 29.12.2020 tarihinde yayınlandı ve 508 kez okundu.
ÇOBAN DEDE: HÜZÜNLÜ BİR AŞK HİKAYESİ… 21.01.2021 tarihinde yayınlandı ve 2027 kez okundu.
AHMET NADİR İŞİSAĞ (1948-2020): ÇUKUROVA’NIN ROMANTIK YAKIŞIKLISI… 27.01.2021 tarihinde yayınlandı ve 1522 kez okundu.
OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E ADANA KABADAYILARI (1) 21.05.2021 tarihinde yayınlandı ve 445 kez okundu.