Üye Ol / Giriş yap


Tarih

2400 YIL ÖNCE TARSUS VE ÇEVRESİ

AHMET KARATAŞ 21.11.2018

Çukurova’da Evvel Zaman Seyyahları yazı dizisinin ilki, Ksenophon’dur. Ksenophon, M.Ö. 400’lü yıllarda yaşamış Yunanlı bir gezgin; aynı zamanda asker, savaş muhabiri ve yazardır. Yunan Ordusu içindeki görevi nedeniyle Marmara’da, Anadolu’nun batı ve doğusunda, Trabzon ve Karadeniz sahillerinde, Dış ve İç Toroslarda, İskenderun ile Fırat ve Dicle boylarında bulunmuş, daha çok savaş muhabiri olarak yer almış bir askerdir. Sokrates’in öğrencisidir.

Yüzlerce yıl okunacak klasik bir eser olma özelliği taşıyan Anabasis, Türkçe’deki karşılığı ile “On Binlerin Ricati” ya da “On Binlerin Dönüşü” dür. Eserde; gezilip görülen, başka bir ifadeyle savaşılan yerlerin halkları, yaşama biçimleri, giyim ve kuşamları, yiyecek ve içecekleri, gelenek ve görenekleri ile yazarın kişisel görüşlerini yansıtan, ilgi çekici bilgiler verilir.

Toplam 7 bölüm ve eklerden oluşan eserin, Tarsus ve çevresiyle ilgili kısımları, 2,3 ve 4. bölümlerdir. Esas itibariyle Tarsus (Tarsos) ve İsos (İssos) antik şehirleri hakkında bilgiler mevcuttur.

Helen (Yunan) Kralı Kyros ile Pers (İran) Kralı Syennesis arasında geçen savaşı anlatan eser, aynı zamanda tarih, gezi ve hatırat türlerinin özelliklerini de içerir. Yazarın, anlatım biçimi ve konuları ele alışıyla, iyi bir Komutan olduğu kadar, iyi bir siyasetçi oluşu da ön plana çıkar.

Yaklaşık 2400 yıl önce, bugünkü Irak sınırları içinde yer alan topraklardan yola çıkarak, bütün Anadolu’yu geçip, Trakya’ya kadar olan güzergâhlarda karşılaşılan durumlar anlatılır. Yerli halklar, savaş araç-gereçleri, coğrafi isimler, yeme-içme kültürüne ilişkin ipuçları verilir. Buğday, Arpa, her çeşit sebze, ceviz, darı, susam, incir, üzüm, zeytinyağı, balık yağı ve şarap gibi, günümüzde de önemli yiyecek ve içecekler sıralanır.

 

Yunan (Helen) Kralı Kyros, Kapadokya içinden ilerleyerek, dört günde 125 km yol alarak, büyük ve zengin bir şehir olan Kemerhisar’a gelir. Buradan, Kilikya Kralı Syennesis’in, tepelerine asker yığdığı Gülek Boğazı’nı geçerek, Tarsus’a girmek amacındadır. Tüm zamanların en ünlü geçitlerinden olan Gülek Boğazı’nı geçmek öylesine kolay değildir. Ancak, Kyros’un yardım çağrısına karşılık veren Spartalıların Kilikya sahillerine geldiğini duyan Syennesis, Gülek’teki askerlerini ovaya çekme kararı alır.

<< Kyros, hiçbir engelle karşılaşmadan dağ yolundan geçti ve geçidi bekleyen Kilikialıların çadırlarını gördü. Sonra da sulak, geniş ve toprağı verimli, her çeşit meyve ağacı ve bağlarla dolu, çok miktarda susam, meline (daha çok hayvan yemi olarak kullanılan bir darı türü, akdarı), darı, arpa ve buğday yetiştirilen bir ovaya indi. Ovayı bir denizden diğer denize uzanan yüksek ve sarp bir dağ çevreliyordu.

Ova boyunca dört günde yirmi beş fersah ( 125 km) ilerledikten sonra Kilikia Kralı Syennesis’un sarayının bulunduğu büyük ve zengin Tarsos (Tarsus) şehrine ulaştı. Şehrin içinden iki plethron ( 60 metre) genişliğindeki Kydnos Nehri (Tarsus Çayı) akıyordu. Şehrin sakinleri krallarıyla birlikte şehri terk ederek dağda yüksek ve korunaklı bir yere sığındılar. Geride sadece şehrin meyhanelerinin sahipleri ile sahil kesimindeki Soloi (günümüzde Viranşehir Köyü) ve İssos’ta (günümüzde Dörtyol - Payas civarı) yaşayanlar kaldı. Syennesis’in eşi Epyaksa ovaya inerken Menon’un iki bölüğü yok oldu. Bazılarına göre köyleri yağmalarken Kilikialılar tarafından öldürüldüler, bazılarına göre ise arkada kalarak yollarını yitirip dağda kayboldular. Hepsi yüz kadar askerdi.


Diğerleri Tarsos’a ulaştıklarında silah arkadaşlarının kaybına sinirlenerek şehri ve kralın sarayını yağmaladılar. Kyros, şehre girdikten sonra elçiler göndererek Syennesis’i huzuruna çağırttı, ancak o daha önce kendisinden üstün hiç kimse ile birebir görüşmediğini, şimdi de Kyros’la görüşmek istemediğini söyledi. Ancak karısının üstelemesiyle ve Kyros’tan hayatı için güvence aldıktan sonra gelmeye razı oldu.
Bu gelişmelerden sonra Syennesis Tarsos’a gelerek Kyros’a ordusu için büyük miktarda para verdi. Kyros da karşılık olarak ona Persler nezdinde bir krala verilebilecek derecede değerli armağanlar verdi. Bunlar altın koşumlu bir at, altın gerdanlık ve bilezikler, altın bir hançer ve Pers giysileriydi. Ayrıca bundan böyle ülkesini yağmalamayacağına söz verdi ve köle olarak satılmış olan yurttaşlarını -  nerede görürse – geri alabileceğini söyledi.>>

 

 

 

Kilikya’da 20 gün kalan Kyros, daha sonra gerçekleştireceği Adana ve İskenderun Körfezi yolculuğunun hazırlıklarını tamamladı. Nihayet yola koyuldu.

<< Kyros buradan iki günde on fersah (50 km) yol alarak iki plethron (60 metre) genişliğindeki Psaros Nehri’ne (Seyhan Nehri), ardından bir günde beş fersah (25 km) yol alarak bir stadion (185 metre) genişliğindeki Pyramos Nehri’ne (Ceyhan Nehri) ulaştı. Buradan da iki günde on beş fersah (75 km) ilerledikten sonra Kilikia toprağındaki son şehir olan, deniz kenarındaki, meskun, büyük ve müreffeh İssos (Dörtyol Yeşilköy yakınlarındaki Kinet Höyük) şehrine ulaştı.>>

Ksenophon, Gülek’ten İskenderun’a ulaşan Kyros’un yolculuğunu böylece anlatır. Yaklaşık bir ayı geçen süre içinde elbette başka anlatılar da mevcuttur. Ancak bundan 2400 yıl önce gerçekleşen bir serüveni tamamıyla anlatmak olası değildir. Gerisi, meraklısına kaldı, bizden bu kadar.

 

 

 

 

           Kaynakça:

  • Ksenophon, (M.Ö. 431-350): Anabasis : On Binlerin Dönüşü.- İstanbul: Kabalcı, 2011. 678 s.
  • Ksenophon, Anabasis (On Binlerin Dönüşü) : Ksenophon and Anabasis (Return of the Ten Thousand) / Prof. Dr. Tuncer Gülensoy .- Kültür Evreni ; 7-15 sayfalar.
  • Erhan, F. (2016): Mallos Sikkeleri Üzerine Bir İnceleme.- Çukurova Araştırmaları Dergisi, 2 (2), 54-71sayfalar.

3890
Yorum yap
AHMET KARATAŞ
Diğer yazıları
ÇUKUROVA'DA EVVEL ZAMAN SEYYAHLARI 26.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 2777 kez okundu.
ANTİK ÇAĞ YAZARI STRABON’UN İZİNDE ÇUKUROVA’DA SEYAHAT 11.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 2549 kez okundu.
ADANA’NIN MİLLİ MÜCADELE DESTANI’NA TANIKLIK EDEN ÜÇ KARDEŞ: 28.02.2019 tarihinde yayınlandı ve 2838 kez okundu.
2. ABDÜLHAMİD FOTOĞRAF KOLEKSİYONU’NDA ADANA 12.01.2020 tarihinde yayınlandı ve 1306 kez okundu.
SEYHAN NEHRI’NIN GIZEMLI GERDANLIĞI: TAŞKÖPRÜ 11.02.2020 tarihinde yayınlandı ve 1452 kez okundu.
KİLİKYA’YA YOLCULUK YA DA VİCTOR LANGLOİS 26.08.2020 tarihinde yayınlandı ve 437 kez okundu.
ADANA’DA BİR OSMANLI VALİSİ: ZİYA PAŞA YA DA ADANALININ TİYATROYLA İMTİHANI… 01.10.2020 tarihinde yayınlandı ve 393 kez okundu.
MISIRLI İBRAHİM PAŞA’NIN MENEMENCİOĞULLARI İLE İMTİHANI : GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ… 06.10.2020 tarihinde yayınlandı ve 183 kez okundu.
ALİ MÜNİF YEĞENAĞA, 1874-1951: İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ’NİN NİZAMNAMESİNİ YAZAN ADANALI… 09.11.2020 tarihinde yayınlandı ve 191 kez okundu.