Üye Ol / Giriş yap


Tarih

KATAKEKAUMANE - YANIK ÜLKE

EROL ÖZDAYI 15.06.2019



KATAKEKAUMANE (YANIK ÜLKE )

Sevgili Altınrota okuyucuları, bu yazımda sizlere Katakekaumene yani Yanık Ülke’yi anlatacağım. Yani hepimizin bildiği, fotoğraf çekmeyi sevenlerin defalarca uğramadan geçemediği, tarihi evleriyle meşhur, Ege’nin şirin ilçesi Kula bölgesi bu yanık ülke.

Vücudumuzun nerdeyse bir parçası haline gelerek adeta birer proteze dönüşmüş olan fotoğraf makinelerimiz boynumuzda, bazalt kayaların üstünde yürüyoruz. İnanılmaz bir duygu. Gezi dönüşü fotoğraflara bakarak bunu hissedebilmenin çok güç olduğunu fark ediyorum. Ama yine de paylaşma isteği galip geliyor ve eğer görmediyseniz siz güzel insanların buraları görmeniz için, zemin olarak Altınrota’nın büyülü sayfalarına sığınıyorum.

Bu duyguyu anlayabilmek için, milyonlarca yıl öncesinden başlayan volkanik püskürmelerin, daha dün gibi sayılabilecek ve sadece12 bin yıl öncesine kadar bu bölgede devam ettiğini bilmek gerekir.

Kendi insanlık tarihimizin geçmişinin, dolayısıyla da bir insan ömrünün ne denli kısa olduğunu düşünmeden edemiyorum. Doğanın bu müthiş gücü karşısında, belki biraz da korkunun, hayranlığın, ezikliğin ve daha birçok karmaşık duygunun eşlik ettiği saygıyla eğiliyor ve simsiyah bazalt taşı elime alarak hayranlıkla bakıyorum.

Yol boyunca, Yanık Ülkenin kararmış taşları arasında çiçeklere rastlıyorum. Binlerce yıldır üzerinde tek bir canlının var olma şansının olmadığı ama yaşam döngüsünün engellenemez direnişinin, rengârenk  flâmaları gibi o kara taşların arasından başlarını cesaretle uzatmalarına biraz şaşkınlık, biraz hayranlıkla bakıyor ve fotoğraflarını çekiyorum. Çünkü onlar sıra dışı ve saygıyı daha fazla hak eden çiçeklermiş gibi geliyor bana nedense.

Gezinin sonuna doğru, İtalo Calvino’nun “Kosmokomik öyküler” adlı kitabındaki o fantastik öyküler geliveriyor aklıma; kendimi gülümserken buluveriyorum.

        

KULA VOLKANİK JEOPARKI

Türkiye’nin ilk ve tek Avrupa ve Unesco jeoparkıdır.

Kula Jeoparkı Batı Anadolu-Ege eşiğinde, Manisa İli sınırları içerisinde yer alır. Yaklaşık 300 km2 alan kaplayan Kula Jeopark sahası, ekseriyeti Kula İlçesinde olmakla birlikte kısmen Salihli İlçesi ile Sandal Beldesi, Gökçeören (Menye) Beldesi, Adala Beldesi ve Gökeyüp Beldelerini içine almaktadır.

 
Türkiye’nin en genç volkanik sahalarından birisi olan Kula volkanlarının şöhreti antik Yunan Coğrafyacısı Strabon’un “Geographica” adlı eserinde Kula’yı “Katakekaumene” olarak tarif etmesinden beri iki bin yıldır artarak devam etmektedir.

Yanardağlardan fışkıran akıcı bazalt lavlar 35 km boyunca 70-80 m derinlikte bir alana yayılmaktadır.

 

Bazı kavramlara bir göz atalım:

 

JEOLOJİK MİRAS

 

Yeryüzünün jeolojik tarihinin ve ilgili süreçlerin tanınmasına, incelenmesine ve yorumlanmasına izin veren, yenilenemeyen bir doğal kaynaktır. Doğal mirasın bu önemli bileşeni, Dünya tarihi, insanlık tarihi, ekolojik gelişim tarihi ve biyolojik evrim arasındaki bağlantıları kurmamızı sağlar. Yeni bin yılın başlangıcında, Jeolojik mirasın korunması, hem doğal hem de kültürel mirasımızın önemli bir unsuru, küresel bir sorun haline gelmektedir.

JEOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

Bu terim, jeolojik özelliklerin (kayaçlar, mineraller, çökeller, fosiller, yapılar), jeomorfolojik özellikler (yer şekilleri ve süreçler), fiziksel ortamı oluşturan toprak ve su özelliklerinin tüm doğal aralığını (çeşitliliği) kapsamaktadır

JEOMORFOSİT

Bu terim, yeryüzü tarihinin kavranması, mekânsal olarak ayrılmış ve bilimsel olarak açıkça çevrelerinden ayırt edilebilmesi için özel bir öneme sahip olan yer şekillerini tanımlamak için önerilmiştir.

JEOTURİZM

Doğal ortamlara, jeolojik ve jeomorfolojik oluşumları görmek ve tanımak için yapılan seyahatleri ifade eder. Doğaya nispeten daha az rahatsızlık veren turizm tipidir ve sürdürülebilir yerel kalkınma için önemli bir kaynaktır.

Adına Jeoturizm denen bu yeni tür turizm anlayışının temelinde, ilgili turistlere bu olaylardan yola çıkarak yerküreyi tanıtmak ve anlatmak yatıyor. Dünyada bir grup insan ellerinde broşürlerle ülke ülke gezerek önemli jeoturistik değerleri görmeye çalışıyorlar. Jeoturizm geliştikçe, Dünya için yeni bir kavram olan Jeopark kavramının içinde değerlendirilmeye başlandı. Dünyadaki jeoturizm etkinliklerinin büyük bir çoğunluğu Jeoparklarda yapılıyor.

KULA-SALİHLİ JEOPARKI

Ege Bölgesi’nde  Gediz Grabeninin orta kesimi ile iç batı Anadolu Platolarının batısında   yer alan Kula-Salihli jeoparkı, Manisa ilinin  Kula ve Salihli ilçelerinin idari sınırlarının bütününü kapsamaktadır. Jeoparkın toplam alanı 2320 km2’dir.

Gerilme tektoniğinin aktif ve etkili olduğu bir bölgede bulunan Kula Jeoparkı ve çevresi jeolojik ve tektonik açıdan oldukça karmaşık, jeomorfolojik açıdan oldukça zengin yapı gösterir. Jeopark Paleozoik yaşlı metamorfik kayaçlardan (şist, gnays) prehistorik volkanik püskürmelere dek yer kürenin 200 milyon yıldan uzun geçmişinin delillerini barındırır ve bu yönüyle oldukça zengin bir jeolojik çeşitliliğe (geodiversity) ev sahipliği yapmaktadır.

Türkiye’nin en genç volkanik sahalarından birisi olan Kula-Salihli Jeopark sahası doğal, jeolojik, kültürel ve arkeolojik zenginliğinden ötürü Türkiye’nin jeoturizm açısından en önemli alanı konumundadır.  Kula-Salihli Jeoparkı (Kula jeoparkı)  Türkiye’nin ve Türk Dünyasının UNESCO etiketli ilk ve tek jeoparkıdır. 

KULA DİVİT VOLKANİK PARK

Kula Divlit Volkanik Park, Kula-Salihli Jeoparkı’nın doğu kesiminde, Kula ilçe merkezinin kuzeydoğusunda yer alır.  Kula divlit volkanik park, Kula volkanizmasının  3. evresinde gelişmiş volkanik etkinliklere bağlı oluşmuş bütün karakteristik yer şekillerini bünyesinde barındırır.  Park alanı içerisinde Kula Divlit cüruf konisi ve lav akıntısı, parazit koniler, spatter koniler lav tünelleri ve hendekleri gözlemlemek mümkündür.   Park alanı içerisinde, jeositlerin ziyaret edilmesine olanak sağlayan 1 adet yürüyüş yolu (yaklaşık uzunluğu 2,7 km)   ve ahşap köprüler ile 1 adet bisiklet parkuru (Yaklaşık uzunluğu 34,8 km)  bulunmaktadır.

Kula Yöresinde volkanizma şu şekilde özetlenebilir;

Kula yöresi Türkiye’nin en genç volkanik alanlarından biridir.  Günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce, Geç Pliyosende başlayan volkanizma,  tarihi dönemlere kadar devam etmiş olup üç evrede gerçekleşmiştir.  

1. Evre (Burgaz Volkanitleri); Volkanizmanın yaşı 1,7 milyon yıl olarak belirlenmiştir. Bu evreye ait lav akıntıları, oldukça kalın bazalt örtülerinden  oluşur. Ve  günümüz topografyasının yüksek kesimlerini oluşturur. Kula çevresindeki yüksek platoluk alanlarda görülür.  Bu bazalt akıntıları üzerinde çok iyi gelişmiş sütun yapıları görmek mümkündür.

2. Evre (Elekçitepe Volkanitleri);Kula volkanizmasının ikinci evresini oluşturur.  Günümüzden yaklaşık 200 bin yıl ila 130 bin yıl öncesinde gerçekleşen volkanizmal faaliyete bağlı oluşmuş bazalt akıntılarıdır. Bu evre volkanizması ile yöre de bazı kaynaklara göre 45 bazı kaynaklara göre 49 volkan konisi oluşmuştur.

Kula divlit volkanik park içerisindeki ziyaret edilebilecek jeositler şunlardır:

3.Evre Kula Divlit Volkan Konisi:

Kula volkanizmasının 3. evresinde (Divlit Tepe Volkanitleri) oluşmuş en önemli volkanik şekillerden biridir. Oluşumu ve şekil özellikleri açısından  sinder koni veya  skorya konisi tipindedir. Sinder koniler, volkan bacasından püsküren çeşitli boyuttaki materyallerin (piroklastik maddeler)  havada katılaşıp baca etrafında birikmesi ile oluşmuş dik yamaçlı volkan konileridir. Koniyi oluşturan parçalar çok ince taneli kül boyutunda malzemeden  çapı 1metreyi geçebilen boyutta volkan bombalarına kadar çok farklı farklı boyutlarda olabilir.

Kula Divlit Konisi genellikle siyah koyu kahverengi genellikle fındık-mercimek boyutunda, çok boşluklu, gevşek unsurlardan (skorya)  meydana gelmiştir.  Koninin denizden yüksekliği 860m çevresine göre nisbi yükseltisi 170 metredir.  Kula volkanizmasına bağlı oluşmuş anıtsal yapılardan biri durumundaki kula divlit konisi, Türkiye’nin en genç volkan konilerinden biri durumundadır. 

KULA DİVİT LAV AKINTISI

Yüksek sıcaklığa sahip bazaltik lavların yer yüzeyine ulaşması ve yüzeyde akışa geçmesi sonucunda oluşan örtüdür.  Yer yüzeyine ulaşan lav çıkış merkezi veya merkezlerinden  çevredeki nispeten alçak alanlara doğru akar. Bu hareket lav soğuyana kadar devam eder.  Bir sure sonra katılaşıp kalan bu lav  üzerinde akmakta olduğu arazinin üzerini örter. Lav akıntısının yaklaşık alanı 20,73 km2’dir.

Kula Divlit volkanik parkı, Kula Divlit Konisi ve çevredeki fay zonları boyunca çıkıp yayılan lav akıntısı üzerindedir.  Burada kula divlit konisi ve çevredeki çıkış merkezlerinden yer yüzeyine ulaşan yüksek sıcaklıktaki lavlar, Gediz Vadisine doğru akışa geçmiştir. Akışa geçen bu lavlar zaman içerisinde soğuyup katılaşmış, lav yüzeyinde  boyutları birkaç cm ile 1 metre çapında çukurlar  yer yer çıkıntılar oluşmuştur (Bu tip lavlara  Hawaii  dilinde “Aa lavı” denir. Bilimsel literature de buradan geçmiştir.) Oldukça genç olan lav akıntıları üzerinde toprak örtüsü henüz gelişmemiştir. Bu nedenle söz konusu akıntılar üzerinde sınırlı miktarda bitki yetişmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

VEEE SELFİE

 

499
Yorum yap


EROL ÖZDAYI
Diğer yazıları
İVRİZ HİTİT KAYA ANITI 08.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 1404 kez okundu.
DİM MAĞARASI-ALANYA 19.11.2018 tarihinde yayınlandı ve 644 kez okundu.
SAKLI KENT KİLİSTRA 10.12.2018 tarihinde yayınlandı ve 893 kez okundu.
AİZANOİ - SU PERİSİ ERATO İLE KRAL ARKAS’IN AŞKINDAN DOĞAN ŞEHİR 27.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 641 kez okundu.
DARK TURİZMİ VE ANADOLU'NUN ALKATRAS'I SİNOP CEZAEVİ 25.03.2019 tarihinde yayınlandı ve 682 kez okundu.
SANDRAS DAĞI 11.09.2019 tarihinde yayınlandı ve 319 kez okundu.