Üye Ol / Giriş yap


Fotoğrafik Öyküler

SİSLİ DAĞLARIN EFENDİLERİ

EROL DOĞANER 17.12.2018

2011 yılında Kenya safarisine gitmeden önce RUANDA veya KONGO'da dağ gorillerinin fotoğraflarını çekmeyi çok istemiştim. Ancak bu ülkelerde yaşanan iç savaş nedeniyle bu hayalimi gerçekleştirememiş ve rotayı Kenya'da Nakuru ve Masai Mara'ya çevirerek 10 günlük bir safariye gitmiştim. Her şeye rağmen sayıları dünyada sadece 550-600 civarında kalan dağ gorillerini unutmamıştım. 

2013 yılı başlarında UGANDA ve Dağ Gorilleri hakkında araştırmalara başladım. İlk olarak sarı humma hastalığına karşı aşı olmam gerektiğini öğrendim, ayrıca sıtmaya karşı da anti-malarya tableti almam gerektiğini daha önceki deneyimlerimden biliyordum.

Beklenen gün geldi ve Mayıs 2013 tarihinde UGANDA'ya gidip fotoğrafçılık hayatımdaki en büyük hayallerimden birini daha gerçekleştirmek üzere yola çıktım.

Uganda ya da resmî adıyla Uganda Cumhuriyeti, Afrika kıtasının doğu kesiminde yer alan ve denize kıyısı olmayan bir kara ülkesi. Sınır komşularını kuzeyde Güney Sudan, doğuda Kenya, güneyde çoğu sınırı Victoria Gölü ile oluşan Tanzanya, güneybatıda Ruanda ve batıda ise Demokratik Kongo Cumhuriyetinin oluşturduğu ve başkenti Kampala olan ilginç bir ülke.

6 saatlık bir uçak yolculuğundan sonra Ruanda'da Kigali'ye indim. Daha sonra Entebbe'ye gitmek üzere tekrar havalandık. Buradan da Kisoro kasabasına gitmek üzere iç hatlar terminaline geçtim ve 11 kişilik küçük bir uçakta 7 yolcu ile havalandık. 70 dk.lık bir yolculuktan sonra Kisaro kasabasına indik. Burada yaklaşık 1,5 saatlik zorlu ve yorucu bir karayolu yolculuğundan sonra kampa ulaştım.

Yol boyunca çoğu çıplak ayakla yaşadıkları yere su bidonları ile su taşıyan insanlar gördüm.

Ve büyük gün gelmişti, sonraki gün saat 07:30 da benimle beraber iki silahlı güvenlik görevlisi ve yerel rehber eşliğinde goril aramak üzere Bwindi ormanına doğru yürüyüşe başladık. Yaklaşık 1 saat 15 dk.lık bir yürüyüşten sonra yerel rehberimiz, Shongi goril grubunun bulunduğu yere yaklaştığımızı bildirdi. Yaklaşık 15 dk. sonra yürümenin mümkün olmadığı bir yerde ellerinde pala ile bitkileri biçerek bize bir geçiş yolu açtı. Son derece tehlikeli olan bu patika yoldan ilerleyerek Shongi soyundan Gorillere ulaşabildik.

Doğrusu karşımda yaklaşık 200 kg.lık dev bir Silverback'i görünce hem çok şaşırdım, hem de çok etkilendim.

Daha sonra bu olağanüstü Gorile 4 mt.'ye kadar yaklaştım ve bu grubun yaklaşık bir saat kadar fotoğrafını çekme fırsatını buldum, bir saat diyorum çünkü gorilleri bulduktan fotoğraf çekmek için sonra sadece bir saat iznim vardı.

Ertesi gün sabah saat 06:30'da kaldığımız kampa yaklaşık 1 saat uzakta bulunan bir safari grubuna katıldım. Bugün başka bir goril ailesini arayacaktık. Yaklaşık 2,5 saatlik çok zorlu bir yürüyüşten sonra gorilleri bulduk. Burada Silverback ve yavruların da bulunduğu bir ailenin bol bol fotoğraflarını çektim.

Öğle yemeğimizi de safari arasında ayakta yedikten sonra dönüş başlamıştı. Daha önce hiç böyle zorlu bir parkurda yürümemiştim, sürekli tırmanıp duruyorduk.

2,5 saatlik dönüş yürüyüşünden sonra aracımıza ulaştık. Yolda insan fotoğrafları çekerek saat 15:30'da kampa döndük. Böylece sabah saat 06:30'dan akşam saat 17:30 kadar yani 11 saat sonra kampa dönmüş olduk.

Yeni bir gün ve her zamanki gibi sabah saat 07:30'da kamptan hareket ettik. Bu kez başka bir goril ailesini aramak için yola çıktık. Nerede ve ne zaman bulacağımızı bilmeden yerel rehberin peşinde çok kötü yol koşullarında gidiş yolu olarak tam 7 km. yol yürüdük, bu yolu 5,5 saatte kat edebildik. Safaride benim dışımda Amerikalı bir çift vardı. Birisi yolda sıcak hava ve aşırı yorgunluktan fenalaştı, bu nedenle zaman zaman durup dinlenmek zorunda kaldık.

Bugün toplam 14 km yolu 9 saatte yürüyebilmiştik. O gün safari sonunda tam anlamıyla bitmiştim. Neredeyse 100 mt. daha yürüyecek gücüm kalmamıştı. Bugün de fotoğraf adına aralarında yavru gorillerinde bulunduğu bir goril ailesini fotoğraflama fırsatını bulmuştum.

Kampa döndükten 1 saat sonra daha önce hiç görmediğim şiddette bir yağmur başladı, ormanın içerisindeyken bu yağmura yakalanmamız büyük bir şanstı. Çünkü ormanda bu yağmura yakalansaydık yürümemiz mümkün olmazdı.

Ertesi sabah saat 06:00'da kalktım, bugün Goril fotoğrafına gece yağan şiddetli yağmur nedeniyle ormanda yürümenin mümkün olamayacağını düşünerek saat 07:30'da rotayı Blugru kasabasına çevirdim. Portre ve yaşam açısından inanılmaz güzel kareler çekme fırsatım oldu.

Küçücük, yaklaşık 10 m2 lik bir okulda hem ders anını hem de küçük öğrencilerin portrelerini çektim. Çok ilkel koşullarda eğitim alıyorlardı. Gün ortasına doğru ışık sertleşince kampa döndüm. Saat 14:00 gibi yine hava bozdu ve yağmur başladı. İlk 3 gün yağmursuz bir havada Goril fotoğraflarını çektiğim için kendimi şanslı hissettim.

Dönüş için sabah saat 07:00'de araç ile 2 saatlik kara yolculuğundan sonra Kisaro kasabasına vardık. Burada bizi bekleyen küçük uçağımıza binerek 1 saatlik bir uçak yolculuğundan sonra da Entebbe'ye vardık. Entebbe'de gece yarısına kadar dinlenmek üzere Protea oteline yerleştim.

Dinlenmeden önce biraz Entebbe'yi dolaşma fırsatım oldu, daha sonra Uganda'nın başşehri olan Kampala'nın karayolu ile bir saatlik uzaklıkta olduğunu öğrenince araç ile Kampala'ya gittim. Entebbe-Kampala arasında yol boyunca ilginç dükkanlar vardı, bunu değerlendirip yol boyunca fotoğraf çektim. Biraz Kampala'yı dolaşıp saat 16:00 gibi de Entebbe'ye döndüm.

Geri dönüş başlamıştı, sabah saat 02:00'de Entebbe havaalanına hareket etmek üzere otelden ayrıldım. Tam 6 saat 10 dk.lık bir uçuştan sonra İstanbul Atatürk Havalimanına indim.

Böylece Kenya'dan sonra bir Afrika ülkesi olan Uganda'da dünyada sayıları 550-600 civarında kalan Silverback (Gümüş sırt) dağ gorillerini de fotoğraflayarak en büyük hayallerimden birini daha gerçekleştirmiş oldum.

 

2506
Yorumlar
  • avatar
    Mehmet Cengiz Tümer
    19 Dec 2018

    Muhteşem fotoğraflar ve heyecan verici bir gezi... Paylaşımınız için teşekkürler

  • avatar
    Ali Ihsan BÜYÜKUNCU
    19 Dec 2018

    Resimleri ve hikayesiyle muhteşem... Sen hep en iyisini yaptın,bundan sonrası hep istediğin giibi olsun.

  • avatar
    Melek Özbek
    21 Dec 2018

    Benim de hayalim .Çok güzel anlatmışsınız kutlarım fotoğraflar muhteşem

  • avatar
    Erol Özdayı
    28 Dec 2018

    Sevgili Erol Doğaner, paylaşım için teşekkürler. Çekimler her zamanki gibi mükemmel.

Yorum yap


EROL DOĞANER
Diğer yazıları
VAHŞİ RÜYA 15.11.2018 tarihinde yayınlandı ve 3007 kez okundu.
BIR BENIN HIKAYESI 05.03.2019 tarihinde yayınlandı ve 4063 kez okundu.
VENEDIK KARNAVALI VE MASKELERİN ÖYKÜSÜ 01.08.2019 tarihinde yayınlandı ve 5922 kez okundu.
NAMASTE 11.07.2020 tarihinde yayınlandı ve 844 kez okundu.