Üye Ol / Giriş yap


Gezi

ANEMURIUM (RÜZGARLI BURUN)

MELTEM AYDIN 15.06.2019

Bu yazımda sizlere denize çıkan en güzel yollardan birini anlatacağım.

Aracımızla Adana'dan başlayıp, yol bizi nereye götürürse gittiğimiz seyahatlerde, bilindik ilk durağımızdır  'Anemurium Antik Kenti'.

  “Mersin ili, Anamur ilçesi, Ören Beldesi'nde bulunan bu kent, Karga Gedik Dağı’nın güney ve doğu yamacının denizle birleştiği bir alana konumlanmıştır. Kentin ismi “Rüzgârlı Burun” anlamına gelmekte olup kimler tarafından ve ne zaman kurulduğu hususunda bir belirsizlik hâkimdir.

Bununla beraber kentin adının Hititler 'e kadar uzandığı da söylenir. Eldeki verilere göre Anemurium 'a ilk yerleşim M.Ö 4. yüzyılda olmuştur.  Anemurium 19. yüzyılda İngiliz donanmasından Albay F. Beaufort tarafından keşfedilmiştir.” (*)

      Bizim keşfetmemiz  ise kardeşim sayesindedir ve o günden bu güne bir nevi ibadethanemiz gibi olmuştur.  (Bu cümle yanlış anlaşılmasın. Teşbihte hata olmaz.)

   Arabanızı ören girişinde bırakıp, adeta zaman tüneline açılan bir kapıdan geçerek, tarihi dokunun içinde kıvrılarak uzayan yoldan yürümeye başlarsınız. İşte o zaman fark edersiniz  ki olağanüstü bir yerdesiniz.

Nekropol (Anemurium  nekropolü  Kilikya Bölgesi'ndeki en büyük mezarlık alanıdır.) (*),

Odeon   (Anemurium Antik Kenti odeonu yaklaşık 900 kişiyi alabilecek kapasitededir. Kazılar neticesinde M.S 3. yüzyılda inşa edildiği ortaya konmuştur.) (*),

 Halk Hamamı,

Büyük Hamam ve Palaestra,

III 5 Nolu Hamam,

Küçük Hamam,

Tiyatro,

Bazilika,

Nekropol Kilisesi,

Kutsal Aposteles Kilisesi,

Hazine Kilisesi,

III 10 C Kilisesi,

Aquaduct (Su Kemerleri)(*)   ’nin bulunduğu bu açık hava müzesinde gördükleriniz sizi ve ruhunuzu fazlasıyla huzura erdirmiştir.  

Teninizde hissettiğiniz rüzgârın dokunuşları ve soluduğunuz iyot kokusu da cabası...

Kaybolmak diye bir şey mümkün değilse de, burada geçmişle  geleceğin ve hatta şimdinin içinde yok olup gidersiniz.

  Ne kadar yol yürüdüğünüz ve kalıntıların arasında ne kadar zaman geçirdiğinizi fark etmeden denize ulaşırsınız.

Ve belki de gördüğünüz güzellikler karşısında yaşadıklarınızın gerçekliğini sorgularcasına tutamayıp atıverirsiniz kendinizi  turkuaz rengi denizin kucağına.

Suyun berraklığı karşısında bir kez daha lâl olur dilleriniz, gözlerinizin içinde ışıldar güneşin parıltısı. Kulaklarınızda ise sadece dalgaların sesi, rüzgârın uğultusu vardır.

Şairin dediği gibi “En güzel deniz henüz gidilmemiş olan” sa da  gittiklerimin içinde en güzellerinden biridir bana sorarsanız.

Birkaç yıl öncesine kadar denizin hemen yakınında bir de tulumba bulunmakta idi. Buz gibi suyunu şişelere doldurup, dakikalarca başımızdan aşağıya dökmeye doyamazdık. Şimdilerde yok ne yazık ki...

Arabanıza döndüğünüzde bütün yorgunluğunuzu atmış, yeniden doğmuşçasına tüy gibi hafif hissedersiniz kendinizi.

Denizin iyotunu, tuzunu, özgürlüğünü, tarihi koklamak için hadi 'sürün motorunuzu maviliklere' bulunduğunuz yerden…

  

Kaynak: 

(*)  Rüzgârlı Burun Anemurium

      Doç.Dr. Mehmet Tekocak

     Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü

3335
Yorum yap


MELTEM AYDIN
Diğer yazıları
GEZGİN ŞİİR; HAİKU 05.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 8064 kez okundu.
ABOOO KIZ... HADİ KALK GİDEK ADANA'YA! 26.12.2018 tarihinde yayınlandı ve 3617 kez okundu.
BİR KÜÇÜCÜK FIÇICIK İÇİ DOLU TURŞUCUK ESKİ FOÇA "PHOKAİA" 25.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 2843 kez okundu.
PORTAKAL ÇİÇEKLERİNİN DE FESTİVALİ VAR! ADANA’DA… 31.03.2019 tarihinde yayınlandı ve 2311 kez okundu.
ORHAN KEMAL 02.06.2019 tarihinde yayınlandı ve 3589 kez okundu.