Üye Ol / Giriş yap


Sanat

LASCAUX MAĞARALARINDAN CEZANNE'NA; IŞIĞIN MI YOKSA RENGİN Mİ İZİNDE?

GÜLSÜM ÜNAL 19.06.2019

Bir gezginin en önemli yol arkadaşı olan fotoğraf makinesi ve onun yardımıyla ortaya çıkan fotoğrafın ışık- karanlık dengesi, insanın içindeki iyi ve kötünün ortaya çıkması gibidir. Yaşam yolunda bilgi dağarcığınıza kattığınız bilgiler, tercih ettiğiniz yol ve bu yolu alırken edindiğimiz deneyimler, ortaya çıkan ürüne yansıyacaktır. Biz de, bilinen en eski sanat eserlerinden olduğu kabul edilen ve 1940’ta dört çocuğun tesadüfen keşfettiği Dordogne’deki Montignac köyü yakınlarında bulunan Lascoux Mağarası kompleksini gördüğümüzde, mağara duvarına çizilmiş olan resimlerde, bölgedeki yaşamın izlerini hemen fark ettik.  On beş bin yıl önceki ressamlarında ilham kaynağı; Provence'deki zengin doğanın, her saniye değişen farklı ışıklarda sunduğu farklı görüntüler olmalıydı.

15.000 yıl öncesine giden Lascoux mağara resimleri insanın kafasında birçok soruya yol açıyor? O kadar yıl önce bu kadar güzel resimleri nasıl yaptılar? Acaba sadece yaşadıkları bazı olayları, o dönem için çok önemli olan av sahneleri mi sıradan bir şekilde anlatmaya çalıştılar; yoksa mağara duvarlarında kendilerinin kurduğu hayallerimi canlandırmak istediler?

Pavel Florenski tarafından çokça vurgulanan “Tersten Perspektif” anlayışı mağara resimlerinde dikkatimiz çeken önemli unsurlardan biriydi (Tersten perspektif; resimlerde derinliği hissettirmek için öndeki nesnenin arkadakinden büyük çizilmesi gerekirken, Florenski öndekinin küçük, arkadakinin ise büyük çizilmesiyle de bir derinlik duygusu yaratılabileceği görüşüne verilen ad). Ama burada karanlığın içinde canlılığı hala hissedilen renklerin kullanıldığı resimler, bir ressamın eserine derinlik veren en önemli unsurlardan birinin renk olduğunun en eski örnekleriydi... Lascaux Mağarasının duvarlarındaki renkleri elde etmek için kızıl-sarı killi kum, kireç karbonatı beyazı, kahverengi ve siyah manganez oksit kullanılmış.

(Cazanne / St. Victoire Dağı)

Provence- Vezere bölgesinde bulunan diğer mağaraların bulunduğu manzaraları gördükçe, önemli ressamların (Cezanne, Paul Gauguin, Henri Matisse, Van Gogh) önemli yapıtlarını bu bölgede yapmış olmalarına şaşmamak gerektiğini daha iyi anlamaya başladık; Evinin yakınında bulunan, karmaşık yapılı bir perspektife sahip olan Sainte-Victoire dağı üzerine 45 suluboya ve 36 yağlıboya çalışması olan Cezanne’ın Saint-Victoire Dağına olan tutkusunun nedenini, orayı görüp, bulutların ışıkla dansını izledikçe hissedebildik. Bulutların dansıyla birlikte doğada değişen mavi, yeşil tonları gördükçe de Cezanne tablolarındaki gizemli güzelliği anladık… Ve Gothe’nin söylediği Gözler rengi görür görmez etkilenir, bu doğaldır. Doğal olarak gördüğü rengi, tüm renk skalalarındaki diğer renklerle karşılaştırır ve yepyeni bir rengi hemen üretir.sözlerini doğadayken sınadık. Kısacası; doğa beyninizde yeniden renkleniyor.

 

Okuduğum bir yazıda “renk, ressamların sanatın duyusal izlenimini taşıyan doğaya öykünme ve soyutlaştırma çabalarında kullandıkları bir araçtır” demekteydi. Günümüzde son teknoloji fotoğraf makineleriyle, cep telefonlarıyla yakaladığımız ışığın yarattığı muhteşem anları, geçmişte tarihe kalmış değerli ressam sanatçılar renklerin, boyalarım yardımıyla tuvallerine yansıtmışlardır. 1912’de ortaya atılan ve renk üzerine yoğunlaşan bir yaklaşım olan Orfizm temsilcilerinden Robert Delaunay “Ben doğadan alınan notlara karşı değilim. Ben de doğada etütler yaptım. Fakat benim için vazgeçilmez olan sadece renklerin doğadaki hareketidir. Doğadaki çalışmalarımla, renklerin karşıtlıklarını ve kontrastlıklarını keşfettim. Renklerin özü, olası bir teori ya da sistem ile açıklanamaz, ancak doğadaki hareketleri ile tanımlanabilir” demiş. Bende Provence’ı gezerken açıkçası aynı hislere kapıldım. Aynı zamanda Nimes, Arles, Aix en-Provence  gibi kentleri gezerken de bu hislerimi paylaşmış sanatçılardan kalanları, yaşanmışlıkları keyif alarak dolaştım.

 

Işık ve renk etkileşimiyle farklı sanatçılara ev sahipliği yapan bölgede yaşayanlar ise evlerine, sokaklarına yaptıkları duvar resimleriyle bölgenin güçlü sanat tarihinin izlerini taşıdıklarını size hissettirmektedirler. Ortaçağ kasabası görüntüsünü koruyan Montignac’da sıradan bir evin duvarında ya da Montpelier’deki üniversitenin amfilerindeki sıralarda bu izleri rahatlıkla bulabilirsiniz…

KAYNAKÇA ;

Bilimsel Renk Bilgisinin Resim Sanatındaki Yansımaları(Sevgi AVCI, Yedi : Sanat, Tasarım ve Bilim Dergisi, Kış 2014, Sayı 11)

Günümüz  Sanatında Renk ve Işığın Dramatik Etkileşimi( Dilara Koloğlu, Yüksek Lisans Tezi, Işık Ünv.,2013)

Paul Cezane’ın Sanatında Doğa Çözümlemeleri (Zehra Seda Boztunalı, Fatih Başbuğ www.sanategitimidergisi.com 2017, Cilt 5, Sayı 2)

Haluk Uygur Gezi Notları.

Fotoğraflar; Haluk Uygur, Gülsüm Ünal

 

430
Yorum yap


GÜLSÜM ÜNAL
Diğer yazıları
YALNIZ KULELER 05.10.2018 tarihinde yayınlandı ve 797 kez okundu.
YEDİ NOKTALI UĞUR BÖCEKLERİ 22.11.2018 tarihinde yayınlandı ve 1465 kez okundu.
BELA BARTOK’UN MAKROKOZMOZ DÜNYASI 25.01.2019 tarihinde yayınlandı ve 688 kez okundu.
FAHRİ HİYEBANİ MEZARLIĞI MI, BAKÜ HEYKEL SERGİ ALANI MI? 06.04.2019 tarihinde yayınlandı ve 589 kez okundu.